Elektrik Üretmek ve Yenilenebilir Enerji

İnsanlık tarihi boyunca bilim insanları tarafından hayatı kolaylaştırmak için teorik ve teknik olarak pek çok çalışma yapıldı. Tabiat kanunları yani tabiatın işleyişi incelenerek geliştirilen yöntemler yine tabiattan yararlanılarak üretilen basit veya karmaşık çok çeşitli alet ve aygıtlarla bir yarar sağlamak üzere insanların kullanımına sunuldu.Bu bilimsel ve teknik gelişmelerin içinde belki de en önemlilerinden biri hiç şüphesiz elektrik üretmek idi. Atom altı parçacıkların çeşitli elektromanyetik etkileşiminden ortaya çıkan ve yıldırım oluşumu, veya elektrikli yılan balığı örneğinde görebildiğimiz gibi, doğada halihazırda mevcut bulunan elektrik akımının üretilebilir hale getirilerek kullanılır hale getirilmesi tarih içinde oldukça uzun zaman aldı.Dünya’da filozof Thales’in statik elektriği farketmesiyle başlayan serüven 16. yüzyılda sürtünme yoluyla elektrik üretmek için kullanılan gerecin yapılmasına oradan da 19.yüzyılda elektrik santrallerinin kurulmasına kadar sürdü.Türkiye’de ise ilk kez 1902 yılında Tarsus’ta yenilenebilir bir enerji kaynağı olan su gücü elektrik Elektrik üretmek için kullanıldı ve aydınlatma yapıldı.

Alternatif Kaynaklara Yöneliş

Elektrik kullanımı yalnızca aydınlatmada kullanılmakla kalmayacaktı. Hızlı teknik gelişmelerle elektrik gücüyle çalıştırılabilecek çeşitli cihazlar bir biri ardına üretilmeye başlandı. Bunlardan ilki telgrafın kullanılmaya başlanmasıdır. Elektrik kullanışlı ve güçlü olması özellikleriyle sanayileşmeye de eşlik ederek üretimi de hızlandırdı. Sanayi üretiminde kullanılması ise gittikçe daha fazla elektrik üretimine ihtiyaç duyulmasına yol açtı.Ucuz olması, daha fazla enerji üretebilmesi ve mevcut teknik imkânlar gibi bir dizi nedenle yenilenemeyen enerji kaynakları olarak bilinen petrol, gaz ve kömürle çalışan santraller daha fazla tercih edilir oldu. 20. yüzyıl boyunca elektrik üretmek için çok büyük ölçüde bu kaynaklardan faydalanılmıştır. .21. yüzyıl başları itibariyle de bu kaynaklardan elde edilen enerjinin toplam üretimdeki payı hâlâ %80’den fazladır. Yenilebilir enerji kaynakları arasında yer alan hidroelektrik enerji santralleri de, elektrik üretimi için çokça kullanılmasına rağmen, diğer enerji türlerine oranla toplam üretimdeki payı azdır. Hidrolik yanında diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına örnek olarak, rüzgâr enerjisi, güneş enerjisi, jeotermal enerji, biyoenerji gibi kaynaklar sayılabilir.Nükleer veya fosil yakıtlardan oluşan yenilemez enerji kaynaklarının giderek azalması ve önümüzdeki 200 yıl içinde tükeneceği öngörüsü yanında bu kaynakların çevre kirliliğine yol açması ve insan sağlığı için olumsuz etkileri, alternatif enerji kaynakları konusunda çalışmaları hızlandırmıştır. Bu konuda bir çok araştırma yapılmakta; çalışmalar devletler tarafından teşvik edilmektedir. Toplam üretim içindeki payları %19 civarında olsa da yapılan çalışmalarla kullanımı gittikçe daha fazla yaygınlaşmakta ve özellikle ucuz ve temiz olmalarıyla popülerliği artmaktadır.  

Yenilenebilir Kaynaklar

Yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olan rüzgâr gücüyle elektrik üretimi ilk kez 1887’de gerçekleştirildi. İlk gelişmiş rüzgâr türbinleri ise 1970’li yıllarda Danimarka’da kuruldu. 2015 yılında ise güçlü rüzgâr türbinlerinin geliştirilmiş ve özellikle Amerika ve Avrupa’da kullanımı artmıştır. Türkiye’de de rüzgar enerjisiyle elektrik üretimin artırılması için çalışmalar yapılmakta ve sonuç alınmaktadır. Türkiye’de toplam elektrik tüketimin %3.27’si rüzgar gücüyle karşılanmışken bu oran 2015 itibariyle artarak %4.37’lere çıkmıştır.Jeotermal enerji ise yenilenebilir enerji kaynaklarından biridir. Yerkabuğunun derinliklerinde birikmiş ısıyla oluşan sıcak su, buhar ve gazlar, jeotermal enerji kaynakları olarak adlandırılır. Jeotermal enerji çevre dostu, ucuz ve sürdürülebilir bir türdür ve elektrik enerjisi üretiminde kullanılabilmektedir. Jeotermal enerji tesis kurulumundan dağıtım sürecine kadar, diğer alternatif kaynaklara göre de oldukça son derece ekonomiktir.Jeotermal enerji ile ilk kez 20.yüzyıl başında elektrik üretimi amacıyla kullanılmaya başlanmıştır. Türkiye’de ise elektrik üretimi amacıyla kullanılması 1968 yılına denk gelmekle birlikte, bugün dünyada bu enerji türünden en çok yararlanan ilk beş ülkeden biridir. Ülkemizde toplam 15 jeotermal elektrik enerjisi santrali bulunmaktadır.Belki de en önemli yenilenebilir enerji kaynağı güneştir. Çünkü güneşin yaydığı ışınların çok küçük bir parçası bile bütün insanlığın ihtiyacını karşılayabilecek potansiyele sahiptir. Diğer enerji kaynakları da direkt veya dolaylı olarak güneşe bağımlıdırlar.Etiketler: elektrik üretimi, güneşenerjisi, güneşpaneli

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir